Üye Ol
ÜYE GİRİŞİ E-MAİL:
ŞİFRE:
Hatırla

SEZGİLER'DE ARA Google
NUR: Alemleri nurlandıran, aydınlatan.
Sitemizin içerik güncelliğine katkıda bulunmak isterseniz, sizlerden güzel içerikler bekleriz. BURADAN İÇERİK GÖNDEREBİLİRSİNİZ

Şu anda Sezgiler'in NUR sitesindesiniz.

Etiketler Sitemap RSS

Dini Bilginize Güveniyor musunuz?
Dini Bilgiler Bilgi Yarışması

NUR ANASAYFA

BÜTÜN İÇERİKLER














Kızılcık Çiçeği, Mengen / Bolu, Seyhan Ceylan Zarif Çiçek – 2, Kastamonu, Mehmet Kurdaş
Zarif Çiçek – 1, Kastamonu, Mehmet Kurdaş İsmailbey Camii & Şimşek, Kastamonu, Mustafa Gökmuharremoğlu


Sezgiler.com - Rengarenk Bir Dünya




Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8 Next

Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin aleyke Yâ Resulallâh!

22 Nisan 2009 tarihinde yayınlanmış, 489 kez okunmuş, yorum bulunmuyor.

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin aleyke Yâ Resulallâh!

İ’lem Eyyühel Aziz!

(Ey Aziz Kardeşim Bil ki!)

 

            Sath-ı arz (yeryüzü) bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber, bürhan-ı bahir (ap açık delil) olan Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselam bütün ehl-i imana imam, bütün insanlara hatip, bütün enbiyaya bir reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkeb (olmuş) bir halka-i zikrin serzakiri…*

De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki Allah da sizi sevsin. Al-i İmran Suresi

“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki Allah da sizi sevsin.”

(Al-i İmran Sûresi: 31) devamı»»

Yolculuk”Kütübü Sitte”

07 Mart 2009 tarihinde yayınlanmış, 81 kez okunmuş, yorum bulunmuyor.

Etiketler : , , , , , , , ,

SEHAVET VE KEREM

2149 – Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Sehâvet sahibi Allah’a yakındır, insanlara yakındır, cennete yakındır, cehennemden uzaktır. Cimri ise AIlahtan uzaktır, insanlardan uzaktır, cennetten uzaktır, cehenneme yakındır. Câhil sehâvet sahibini AIIah, cimri ibadet düşkününden daha çok sever.”

Tirmizî, Birr 40, (1962).

2150 – Yine Ebü Hüreyre hazretleri (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir hadis-i kudsîde, Allah Teala hazretlerinin şöyle söylediğini haber verdi: “Sen infak et, ben de sana infak edeyim.” Efendimiz devamla dedi ki: “Allah’ın eli (yedullah) doludur. Gece ve gündüz (boyu yapılan) arkası kesilmez infaklar onu azaltmaz. Arz ve semâvâtın yaratılaşından beri Allah’ın infak ettiklerini düşünün! Bunlar, O’nun elindekinden hiçbir şey eksiltmemiştir. O’nun Arş’ı suyun üzerindeydi. Elinde mîzan da var, alçaltır, yükseltir.”

Buhârî, Tevhîd 22, 35, Tefsir, Hüd 2, Nafakât 1; Müslim, Zekât 37, (993); Tirmizî, Tefsîr, (3048). devamı»»

Kasame”Kütübü Sitte”

28 Şubat 2009 tarihinde yayınlanmış, 23 kez okunmuş, yorum bulunmuyor.

Etiketler : , , , , , , ,

KASÂME

4950 – İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: “Cahiliye devrinde görülen ilk kasâme hadisesi, biz, Beni Hâşim içinde cereyan etmişti. Beni Hâşim’dan (Amr İbnu Alkame İbni’l-Muttalib İbni Abdi Menâf adında) bir erkeği, Kureyş’in bir başka koluna mensup (Hıdâş İbnu Abdillah İbni Ebi Kays el-Amiri adında) bir adam ücretle tutmuştu. (Amr) develerle birlikte (Hıdâş’la) yola çıktı. Beni Haşim’den bir kimse ona uğradı. Bu adamın deri çuvallarının ipi kopmuştu.

“Bana yardım et, ip ver de şu çuvallarıma bağlayayım, develer ürkmesin!” dedi, o da ona bir ip verdi ve onunla çuvalları bağladı. Konakladıkları vakit bir tanesi hariç bütün develer bağlandı. Onu ücretle tutan patron:

“Bu deve niye bağlanmadı?” diye sordu. Öbürü: “Bunu bağlayacak ip yok!” dedi.

“Pekiyi onun bağı nerede?” diye sordu ve efendi hizmetçiye bir sopa fırlattı. Meğerse onun eceli bu değnekte imiş. (Adam yaralanır, fakat daha ölmeden) Yemenli bir zâz kendisine uğrar. Yemenliye sorar:

“Sen hacc mevsiminde Mekke’de hazır bulunur musun?”

Adam: “Bazan bulunurum, bazan bulunmam” der. Yaralı ona:

“Benim için bir elçilik yapar mısın?” diye ilave eder. Adam:

“Evet yapar (istediğinizi duyururum)” der. Yaralı:

“Sen hacc mevsiminde hazır bulunduğun zaman: “Ey Kureyşliler!”

diye bağır. Sana “Buyur!” ettikleri vakit: “Ey Hâşimoğulları!” de.! Onlar: “Buyur!” edince Ebu Tâlib’i sor. Ona: “Benni falancanın bir ip sebebiyle öldürdüğünü haber ver!” der.

Bunu söyledikten sonra o işçi vefat eder.

Onu ücretle tutan patron, (Mekke’ye) dönünce Ebu Talib yanına gelerek (öleni) sorup: “Arkadaşınıza ne oldu?” der. O da:

“Hastalandı, (tedavisi için) elimizden geleni yaptık. (Ama maalesef) öldü, defin işini de ben üzerime aldım!” diye cevap verir. Ebu Talib:

“O, senin bu alâkanı hak etmişti” der. Aradan bir müddet geçer.

Sonra ölen ücretlinin vasiyette bulunduğu Yemenli zât hacc mevsiminde gelir ve:

“Ey Kureyşliler!” diye seslenir. (Kureyşliler toplanıp):

“İşte biz Kureyşlileriz!” derler. Bu sefer adam:

“Ey Hâşimoğulları!” der. Onlar:

“İşte biz Benî Hâşimiz!” derler. Adam bu sefer de:

“Ey Ebu Tâlib!” der. Kendisine: “İşte şu Ebu Tâlib’tir!” derler. Adam:

“Bana falan kimse, size bir elçilik (yapmamı, bir haber) tebliğ etmemi söylemişti. O da şu: Onu falan kimse bir ip yüzünden öldürmüş” der. Bunun üzerine Ebu Tâlib ona gidip:

“Bizden üç şeyden birini seç: İstersen yüz deve öde, zira sen bizim adamımızı öldürdün. (Bu iddiamızı inkar edecek olursan), dilersen, kavminden elli kişi senin öldürmediğine dair yemin etsinler. Bunlara itiraz edecek olursan, biz de seni onun sebebiyle öldüreceğiz.!” der. Adam kavmine gelip durumu haber verir.

“Yemin edelim!” derler. Onlardan bir erkeğe nikâhlı olup, doğum da yapmış olan Benî Haşimli bir kadın gelip:

“Ey Ebu Tâlib! Benim şu oğlumu o elli kişiden bir adam yerine tutmanı, fakat ona, (yeminlerinin yaptırıldığı Ka’be rüknü ile

Makam-ı İbrahim arasında) yemin ettirilmemesini talep ediyorum!” der. Ebu Talib bu kadının dilediği şekilde hareket eder. Derken onlardan bir başka adam gelir ve:

“Ey Ebu Talib! Sen yüz deveye bedel elli kişinin yemin etmesini diledin. Bu durumda her adama iki deve düşüyor. al şu iki deveyi benim hesabıma kabul et, yeminlerin yapıldığı yerde bana yemin ettirme!” der. ebu Tâlib bu iki deveyi kabul eder. Kırksekiz kişi de gelip yemin ederler.

İbnu Abbas radıyallahu anhüma der ki:

“Nefsimi kudret eliyle tutan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun, yeminleri üzerinden bir yıl geçmeden o kırksekiz kişiden hiçbir kımıldayan göz kalmadı (hepsi helâk oldu).”

Buhari, Menakıbu’l-Ensâr 26; Nesai, Kasame 1, (8, 2-4).

4951 – Ebu Seleme İbnu Abdirrahman ve Süleyman İbnu Yesar, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın bir sahabisinden naklen anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, kasâmeyi cahiliye devrindeki şekliyle takrir edip kabul etti. Hatta, Hayber yahudileri aleyhine dava ettikleri bir ölü için Ensârdan bir kısım insanlar arasında kasâmeye hükmetti.”

Müslim, Kasame 8, (1670); Nesai, Kasame 2, (8, 5).

4952 – Seh! İbnu Ebi Hasme anlatıyor: “Abdullah İbnu Sehl ve Muhayyısa İbnu Mes’ûd Hayber’e gittiler. O günlerde Hayber’le sulh yapılmıştı. ODnlar (hususî işleri için) birbirlerinden ayrıldılar.

Muhayyısa, Abdullah İbnu Sehl’e rastladı; kan revan içindeydi, son nefeslerini verdi. Muhayyısa, arkadaşını orada defnetti ve Medine’ye döndü. Mes’ud’un iki oğlu Muhayyısa ve Huvayyısa, Abdurrahman İbnu Sehl ile birlikte (durumu haber vermek üzere) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın yanına gittiler. Yaşça hepsinin küçüğü olan Abdurrahman konuşmaya başladı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:

“Büyüğü büyükle, büyüğü büyükle!” diyerek müdahale etti. Bunun üzerine o sustu, öbürleri anlattılar. Aleyhissalatu vesselâm:

“Elli yemin yapıp arkadaşınızın diyetini hak etmek ister misiniz?” buyurdular. Onlar:

“Nasıl yemin ederiz, ne şâhid olduk, ne de gördük!” dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:

“Yahudiler elli yeminle sizi tebrie etsinler mi?” buyurdular. Onlar:

“Biz kâfir insanların yeminine nasıl itibar ederiz?” dediler. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onların bu halleri üzerine, adamın diyetini kendi nezdinden ödedi.”

Buhari, Diyat 22, Sulh 7, Cizye 12, edeb 89, Ahkâm 38; Müslim, Kasame 1, (1669); Muvatta, Kasame 1, (2, 877, 878); Ebu Davud, Diyat 8, 9, (4520, 4521, 4523); Tirmizi, Diyat 23, (1422); Nesai, Kasame 3, (8, 5-12).

4953 – Amr İbnu Şu’ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: “Muhayyisa’nın küçük oğlu Hayber’in kapısı önünde maktul bulundu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:

“Öldüren hakkında iki şahid bul, katili sana ipiyle teslim edeyim!” buyurdu. Muhayyısa:

“Ey Allah’ın Resûlü! Biz nereden iki şahid bulalım? Zira, onların kapıları önünde katledildi” dediler. Aleyhissalatu vesselam:

“Öyleyse elli kere kasame yemini edersin” buyurdular. Muhayyısa:

“Ey Allah’ın Resulü dedi, ben bilmediğim bir kimse hakkında nasıl yemin ederim?” Aleyhissalatu vesselam:

“Onlardan elli kasame yemini talep edersin” buyurdular. Muhayyısa:

“Ey Allah’ın Resulü! Onlar yahudidir, biz onlara nasıl yemin teklif ederiz?” dedi. bunun üzerine ölenin diyetini Aleyhissalatu vesselam onlara (yahudilere) hükmetti ve yarısıyla onlara yardımda bulundu.”

Nesai, Kasame 4, (8, 12).

4954 – Yine Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi tarikinden anlatıldığına göre, “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Liyyetü’l-Bahre nam mevkiin kenarında yer alan Bahretu’r-Ruğâ’da meskün Beni Nadr İbni Malik kabilesinden bir adamı kasame yoluyla öldür(t)dü ve:

“katil de maktûl de kendilerinden!” buyurdu.”

Ebu Davud, Diyat 8, (4522).

Kaplarla İlgili Hadisler”Kütübü Sitte”

28 Şubat 2009 tarihinde yayınlanmış, 74 kez okunmuş, yorum bulunmuyor.

Etiketler : , , , , , ,

KAPLARLA İLGİLİ BÖLÜM

142 – Huzeyfe (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın şöyle dediğini işittim: “İpek ve İbrişim elbise giymeyin. Altın ve gümüş kaplardan su içmeyin, onlarda yemek yemeyin. Zira bu iki şey dünyada onlar (kâfirler), âhirette de sizin içindir.”

Buhârî, Et’ime 28; Müslim, Libas 4; Ebu Dâvud, Nesâî, Buhârî, Et’ime 28, Eşribe 28, Libas 25; Müslim, Libas 4, (2067); Tirmizî, Eşribe 10 (1879); Ebu Dâvud, Eşribe 17 (3723); Nesâî, Zînet 87, (8, 198, 199); İbnu Mâce, Eşribe 17, (3414).

143 – Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Gümüş kaptan su içen, karnına cehennem ateşi dolduruyor demektir”

Buhârî, Eşribe 28; Müslim, Libas 1, (2065); Muvatta, Sıfatu’n-Nebi 11 (2, 924-925); İbnu Mace, Eşribe 17(3413).

Müslim’in bir diğer rivayetinde şöyle denir: “Kim altın veya gümüş bir kaptan içerse…”

144 – Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’le birlikte gazveye çıkmıştık. Savaş sonunda elde ettiğimiz ganîmetler arasında müşriklerin kap-kacak ve su kapları da vardı. Biz bunları kullanıyorduk. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) hiç bir zaman niye kullanıyorsunuz diye ayıplamadı.”

Ebu Dâvud, Et’ime 46, (3838).

145 – Ebu Sa’lebe el-Huşenî (radıyallahu anh) diyor ki: “Ben Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e ey Allah’ın Resûlü, biz Ehli Kitab’ın yaşadığı bir yerdeyiz. Onların kap-kacaklarından yiyip içebilir miyiz? diye sordum. Dedi ki: “Onlarınkinden başka kap-kacak bulabilirseniz onlarınkinden yemeyin. Başka birşey bulamazsanız onları yıkadıktan sonra kullanın.”

Ebu Dâvud, Et’ime 46 (3839); Tirmizî, Siyer 11, (1560); Tirmizî hadisin sahîh olduğunu söyledi. Metin Tirmizî’deki metindir.

146 – İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Ömer (radıyallahu anh) sıcak su ile ve bir Hıristiyan kadının evinde onun su kabıyla abdest aldı.” Bu rivayeti Rezîn tahrîc etti. Derim ki: Bunu Buhârî bab başlığı olarak kaydetmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

Buhârî, Vudu 43.

İhyaul Mevat”Kütübü Sitte”

27 Şubat 2009 tarihinde yayınlanmış, 21 kez okunmuş, yorum bulunmuyor.

Etiketler : , , , , , ,

İHYÂU’L-MEVAT BÖLÜMÜ

104 – Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Sahibi olmayan bir araziyi kim ihya ederse, bu araziyi herkesten ziyade o hak kazanır.” Urvetu’bnu Zübeyr “Hz. Ömer (radıyallahu anh) halife iken bu hadisin hükmünü tatbik etti” dedi.

Buhârî, Hars 15.

105 – Urvetu’bnu Zübeyr (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kim ölü bir arâziyi ihya ederse, burası onun olur. Başkasının arazisine izinsiz ağaç dikene hiçbir hak tanınmaz.

Muvatta, Akdiye 26, (2, 743); Tirmizî, Ahkâm 38, (1379); Ebu Dâvud, Harâc 37, (3073).

Ebu Dâvud’da şu ziyade var: Urve (radıyallahu anh) dedi ki: “Şehâdet ederim ki, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şuna hükmetti: Arz, Allah’ın arzıdır, insanlar da Allah’ın kullarıdır. Kim bir ölü araziyi (mevat) ihya ederse, bu yere, o, herkesten ziyade hak sâhibi olur. Bu hükmü Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’dan bize, ondan namazı getirenler getirdi.”

106 – Urve (radıyallahu anh) dedi ki: “Bana bu hadisi rivayet eden kimse şunu da anlattı: İki kişi Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e müracaat ederek aralarındaki ihtilâfı arzettiler: Bunlardan biri, diğerinin arazisine hurma ağacı dikmişti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Tarla, eski sâhibine aittir, ağaç diken de diktiklerini tarlada söksün” diye hükmetti. Ben ağaçların köklerine baltalarla vurulduğunu gördüm. Ağaçlar boylu boslu tam haldeydiler, hepsi de tarladan söküldüler.”

Ebu Dâvud, Harac 37, (3074).

107 – Semuratu’bnu Cündüb (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) dedi ki: “Mevât (ölü) bir araziyi kim bir duvarla çevrelerse, burası onun olur.”

Ebu Dâvud, Harac 37, (3077).

Rezîn, Saîd İbnu Zeyd (radıyallahu anh)’den şu ziyadeyi kaydetti: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) dedi ki: “Sahibi bir arazinin bakımından âciz kalarak helâk olmaya terkedince biri gelip bu araziyi ihya ederse, arazi kendinin olur.”

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8 Next
Kategorilere Eklenen Son İçeriklerimiz
  • »Nur’lu Hayatlar
  • ♦Risale-i Nur
  • »Dualar
  • ♦Video
  • »İndir



Hz.Muhammed Hikaye Öyküler Hadis Ayet Ekle Sağlık Meâl Hikayeler Vecize Ekle Makale Şair Söz Albüm Teknoloji Fıkra İzle Aşk Yazar

Geçmiş peygamberlerden ve olaylardan bahseden haberlere ne denir?

A) Olay
B) Haber
C) Kıssa
D) Hadis
E) Öykü

Kendi Çektiğiniz Fotoğraflarınızı Paylaşın!

Sezgiler'de şu an 67 ziyaretçi Oku-yor, Anla-yor, Yaşa-yor...
Bugün (15 Mart 2010 Pazartesi) toplam 3409 farklı kişi ziyarete gelmiş.

Article Tarih Kur'an-ı Kerim Şiirler Bilimsel Haberler Video Seyret Film Deney Öyküsü Stres Fotoğraflar Makale Düşündüren Manzara Vecizeler



Sezgiler.Com © 2006 - 2009 & Rengarenk Grup İrtibat E-posta: rengarenk@sezgiler.com Alt ve Üst Yapı Bilgisi                  
web siteleri